3549- ŞİA شيعة : Kelime manasıyla taraf, fırka, grup. Bir fikir ve maksad etrafında toplanmış grup. Bir şahsın tarafdar ve yardımcıları.

Istılahta: Peygamberimiz’in (A.S.M.) vefatından sonra onun yerine halifelik hakkının kıyamete kadar Hz. Ali ve nesline ait olduğunu iddia ederek dine uygun düşmeyen bazı fikir ve telakkilere sahib olan ve çeşitli gruplara ayrılan mezheb mensubalarının umumi adıdır. Hz. Ali’ye bağlılık manasında “Alevilik” de denir. Çok aşırı ve hurafelere girmiş olan kısmı olduğu gibi, o derece aşırı olmayıp mu’tedil olanları da vardır. Meselâ, Şia’nın bir kolu sayılan Zeydîlerin İmamı hakkında sorulan suale Bediüzzaman şu izahatı veriyor:

3550- «Meşhur “İmam-ı Zeyd” sadat-ı azîmeden ve eimme-i Âl-i Beyt’tendir. Ve müfrit Şiaları reddeden ve اِذْهَبُوا اَنْتُمُ الرَّوَافِضُ deyip Hazret-i Ebubekir ve Hazret-i Ömer’den teberriyi kabul etmeyen ve o iki Halife-i Zişanı hürmet edip kabul eden bir zattır. Onun etba’ları, Şiaların en mu’tedil ve en sünnisidir. Bunlar hem ehl-i insaf ve hem çabuk hakkı kabul eder bir taifedir. İnşallah Vehhabîlerin tahribatını tamire sebeb oldukları gibi Ehl-i Sünnet ve Cemaattan, Zeydîlerin inhirafları dahi istikamet kesb edip, Ehl-i Sünnete iltihak edip imtizaç edecekler.» (B.L. 338) (Bak: Âl-i Aba, Âl-i Beyt, Aliyy-ül Murtaza (R.A.), Hasan (R.A.), Hilafet, Rafizîler)

Atıf notu:

- Şiaların yanlışlığa düşmelerinin sebebi, bak: 448.p.

Yukarı Çık